Kiev Dinlerarası Forumu’nda dinin siyasi değişimdeki rolü tartışılıyor


 

Üç yıldır art arda düzenlenen Kiev Dinlerarası Forumu Hıristiyan, Müslüman, Musevi, Budist, Hindu ve Sih dini liderler ile 20 farklı ülkeden siyasetçileri, hükümet yetkililerini ve kültürel liderleri, uzmanları ve bilim adamlarını, çağdaş toplumlarda dinin rolünü tartışmak üzere bir araya getirmeyi hedefliyor. Aladdin Projesi’nden Anne-Marie Revcolevschi ile Abe Radkin, forumun kurucusu olan Ukrayna Milletvekili ve toplum sever Oleksandr Feldman’ın özel davetlisi olarak katıldılar.

Katılımcılar, farklı konuları içeren yuvarlak masa sohbetlerine katılarak, aşırıcılığı “yumuşatmak”, din ile çoğulculuk arasındaki ilişki, kadınların siyasi ve sosyal dalgalanmalardaki rolü ve dini kurumların buna bakış açısı, dini uygulamalara devlet müdahalesi gibi başlıkları ele aldılar.

Organizatörler ve katılımcılar ayrıca, inançları ve etnik grupları her ne olursa olsun, hoşgörü ve insani değerleri yüceltmeyi hedefleyen devlet yetkilileri ile dini liderleri çabalarından ötürü kutlayan Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç tarafından memnuniyetle karşılandılar. Cumhurbaşkanı, “Sizler dünyadaki şiddet ve hoşgörüsüzlüğün azalmasına katkıda bulunan kişilersiniz,” diye belirtti.

Yaptığı açılış konuşmasında, Oleksandr Feldman, “Başkalarına saygı göstermenin, ortak bir dine sahip olmayı gerektirmediğine,” değindi. Kendi inancını belirterek, komünist bir ülkede büyümenin zorluklarını kişisel deneyiminden örneklerle vurguladı ve “Özgürlük, başkalarının hakları için mücadele etmektir,” dedi. Feldman ayrıca, her toplumda aşırı uç görüşteki kimseler olduğunu ve bunların, diğer inanç ve dinlere mensup kişilerle diyalogu baltalamasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

Kudüs’ün Rum Ortodoks Patriği III. Teophilos, dinin tüm dünyada, politika ve devlet düzeyinde oynamayı sürdürdüğü vazgeçilmez rol olarak nitelendirdiği konuda çeşitli örnekler verdi. Diğer dini liderlerden, barış içinde ve bir arada yaşayabilmek için gerekli etkin çabayı göstermelerini isteyerek, “Din ister doğru, ister yanlış kişilerin elinde olsun, çok etkili bir silah olmayı sürdürmektedir,” diye belirtti.

Tunus Milletvekili ve insan hakları savunucusu Fatma Gharbi’nin, Katar ve Suudi Arabistan hükümetlerini, Tunus’takiler de dahil olmak üzere radikal İslamcı siyasi partilere büyük destek sağladıkları gerekçesiyle sertçe eleştirmesi, dinde aşırılık konusunu tartışan panelistler arasında oldukça hararetli bir tartışmaya neden oldu. Bu grupların, kadın haklarını kısıtlamak, basını susturmak, serbest tartışma ortamını bastırmak, eleştirmenlerin ve insan hakları savunucularının gözünü korkutmak suretiyle ülkesini gerilettiğini belirtti. Gharbi ayrıca, kadınlar ve gençler de dahil olmak üzere Tunus ve Mısır halkının büyük bölümünün, dünyada meydana gelen ve ülkelerini derinden etkileyen siyasi değişikler nedeniyle uluslararası toplumun kendilerini terk ettiği görüşünde olduklarını belirtti.

Ürdün Dinlerarası Bir Arada Yaşama ve Araştırma Merkezi’nden Peder Nabil Haddad ile Etiyopya Birleşik Dini Girişimi’nden Mussie Hailu, dini aşırılık sorununa uzun vadeli bir çözüm sağlayabilecek tek yolun eğitimden geçtiğini savundular ve bu konuda okul dışı eğitimin öneminin altını çizdiler. Rusya Ulema Konseyi Başkanı Müftü Farid Salman, Müslüman dini liderlerinin, Rusya’daki etnik inançlar ve cemaatler arasındaki ilişkileri geliştirmek konusundaki yapıcı rolü ile ilgili çeşitli örnekler verdi. İslam adına şiddeti ve aşırılığı körükleyenleri kınadı ve onları dini kendi emellerine alet etmekle suçladı.

Din ve siyasette kadının rolü konusunda, Belçika Senatosu eski Sözcüsü Anne-Marie Lizin ile Aladdin Projesi Başkanı Anne-Marie Revcolevschi oldukça hararetli konuşmalar yaptılar. Lizin, görev yaptığı kuruluşun, dünya genelinde kadın haklarını savunmak, kadına karşı şiddete odaklanan kampanyalar organize etmek, kadın sünneti ve seks köleliğiyle mücadele etmek gibi işlevleri olduğunu açıkladı.

Anne-Marie Revcolevschi demokratik toplumlarda ve teokratik egemenlik altındaki ülkelerde yaşayan kadınların siyasetteki konumlarını kıyasladı. Dinlerin kadınların toplumdaki statülerine ve rollerine bakış açılarını değiştirmesi gerektiğini söylerken, üç tektanrılı dinde var olan kısıtlamalara dikkat çeken örnekler verdi. Müslüman ülkelerde yaşayan kadınların eşitlik arayışlarında zorlandıklarını belirtti ve özellikle statükoyu değiştirmek için yoğun çaba harcayan Müslüman kadınların cesaretini ve kararlılığını övdü.

Kiev Dinlerarası Forumu’nun Uluslararası Kurul toplantısında söz alan Aladdin Projesi İcra Kurulu Direktörü Abe Radkin, forumun önerilerini ve tatbiki sonuçlarını takip edecek sürekli bir sekreterliğin gerekliliğine dikkat çekti. Kendisi ayrıca, Avrupa’da başlayan antisemitizm ve anti-İslamcılığa karşı farklı inançlara mensup dini liderleri harekete geçirecek somut önlemler sundu.

Foruma konuşmacı olarak katılan diğer konuklar arasında, Azerbaycan Dini Kuruluşlar Genel Başkanı Elshad Iskandarov, Ukrayna Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Borispollu Anthoniy, Dünya Sih Konseyi Başkanı Satpal Singh, Avrupa Konseyi eski Genel Sekreteri Walter Schwimmer, Avrupa Diyanet Liderleri Konseyi Genel Sekreteri Stein Villumstad ve Türkiye Hahambaşısı Rav Isak Haleva da vardı.