Yahudi kanunları nedir?

English » Bir Müslüman’ın Yahudilik Rehberi » Din olarak Yahudilik » Yahudi kanunları nedir?


 

Yahudi kanunları nedir?

İ

slam'ın, Müslüman inançlısının yaşam biçimi olduğu gibi, Yahudilik de bir Yahudi'nin günlük hayatının her açıdan belirlendiği kurallar, gelenekler, ritüellerle dolu bir yaşam bicimidir: Sabah uyanınca ne yapılır, ne yenebilir veya yenilemez, ne giyilebilir veya giyilemez, vücut temizliği, iş yönetimi, kiminle evlenilebilir, bayramlarda ve Şabat (kutsal Cumartesi)'ta ne yapılır ve en önemlisi Tanrı'ya, insanlara ve hayvanlara nasıl davranılır. Bu kurallar Yahudilikte "Alaha" olarak bilinir.

Alaha sözcüğü genellikle "Yahudi kanunu" diye çevrilirse de doğru anlamı "kişinin yürüdüğü yol"dur. Bu sözcüğün kökeni İbranicede "gitmek, yürümek" sözcüğünden kaynaklanır.

Yahudi olmayan bazı kişiler ve dindar olmayan bazı Yahudiler, geleneksel Yahudiliğin bu ayrıntılı kanunlarının, dini ruhsuzlaştırıp bir ayin zinciri haline getirdiği şeklinde eleştirir. Alaha'ya riayet edenler ise Alaha'nın, aksine, günlük basit yaşamı, dini önemi olan hareketlere dönüştürerek hayatlarındaki ruhaniliği arttırdığını iddia ederler. Duaların ve dini kuralların, daimi olarak kendilerine Tanrı'yla olan ilişkilerini hatırlatarak varoluşlarının bölünmez bir parçası olduğuna inanırlar.

 

 

Yahudilere serbest (ve yasak) olan yiyecekler

K

aşerut, Yahudi kanunlarının yenmesi yasak ve serbest olan yiyecekler ve onların hazırlanması ve yenilmesi ile ilgilenen kurallarıdır. Kaşerut sözcüğü İbranicede "uygun", "doğru" sözcüğünün kökünden gelir. Daha genişçe kullanılan ve aynı kökten gelen "Kaşer" sözcüğü de bu normlara uyan yiyecekler için kullanılır. "Kaşer" sözcüğü ayrıca ayinlerde kullanılan, Yahudi kanununa uygun, ritüelik dini nesneleri tanımlamak için de kullanılır.

Genel düşüncenin aksine, hahamlar veya dini kurumlarda çalışan diğer kişiler yiyecekleri "kutsayarak" Kaşer yapamazlar. Dindar Yahudilerin yemekten önce söyledikleri dua da yemeği Kaşer yapmaz.

"Kaşer -tipi" yemek diye bir şey yoktur. Kaşer, bir mutfak stili değildir. Fransız, Fas veya Hint yemekleri Yahudi kanununa uygun hazırlanmışsa Kaşer olabilir.

Yahudiler karada yaşayan hayvanlar arasında çift tırnaklı ve geviş getiren her hayvanın etini yiyebilir. Tevrat'a göre deve, porsuk, tavşan ve domuz bu iki koşuldan biri eksik olduğu için Kaşer değildirler. Koyun, inek, keçi ve geyik eti ise Kaşer'dir.

Deniz mahsulleri arasında Yahudiler yüzgeçli ve pullu olan her şeyi yiyebilir. Istakoz, istiridye, karides, midye ve pavurya gibi kabuklu hayvanların yenilmesi yasaktır.

Avcı veya leş yiyen kuşlar yasaktır.

Yenmesi yasak olan hayvanlara ait süt, yumurta, yağ veya iç organlar da yenemez.

Yenmesi dinen caiz olan hayvanların kesimi Yahudi kanunlarına göre olmalıdır. Bu işlem çok keskin bir bıçakla tek darbede, hayvanın boğazına çok hızlı ve derin keserek yapılmalıdır. Bu yöntem iki saniye içinde şuursuzluk getirdiği için ölümün mümkün olduğu kadar acısız olmasını sağlar. Ayrıca kanın etten çabuk ayrılmasını da sağlar ki, bu da eti Kaşer yapmak için gereklidir.

Doğal yollardan ölen veya başka hayvanlar tarafından öldürülmüş olan hayvanları yemek yasaktır.

Sütlü ve etli yiyecekler karıştırılamaz. Yiyecekler dışında tencereler, kaplar, tabaklar ve çatal bıçaklar da Kaşer olmalıdır. 

 

Yahudi hayırseverliği nedir?

G

eleneksel Yahudiler gelirlerinin en az %10'unu "Tsedaka" olarak verirler. Normal yas duası, yas tutan kişinin ölünün anısına bir bağış yapacağını içerir. Yardımsever bağışlar Yahudi yaşamında kurban kesmenin yerini almıştır. Yahudi inançlı kişi için bağış yapmak Tanrı'ya şükretme, Tanrı'dan özür dileme veya bir istekte bulunma adına neredeyse düşünmeden yapılan, içgüdüsel bir davranıştır. Yahudi geleneğine göre fakire yardım etmek yardımseverin ruhunu zenginleştirdiğinden aslında yardımı alan, (kendisine Tsedaka yapma imkânını sağladığı için) yardımsevere daha büyük bir iyilik yapmış olur.

İbranice Tsedaka sözcüğü, Türkçedeki "hayırseverlik" sözcüğü gibi "fakirlere, ihtiyaçlılara veya diğer değerli amaçlar için para vermek ve yardımda bulunmak" anlamına gelir. Ancak Tsedaka'nın anlamı, hayırseverlikten farklıdır. Hayırseverlik gönüllülük ve cömertliktir, zenginlerin ve kudretli kişilerin fakir ve ihtiyaçlı kişilere yardımıdır. Tsedaka ise İbranicede "adalet ve doğruluk" anlamındaki bir kökten gelir. Yahudilikte fakirlere yardım bir hayırseverlik değil de adil bir davranış, fakire hak ettiğini verme görevi olarak kabul edilir.

Yahudilikte fakire yardım bir zorunluluktur, ihtiyaçlı kişiler bile vermeye mecburdur. Bazı bilgeler Tsedaka'nın en büyük, hatta bütün emirlerin toplamından da daha büyük emir olduğunu, Tsedaka vermeyen kişinin putpereste eşdeğer olduğunu söylemişlerdir. Bu da Tsedaka'nın Yahudilikteki önemini gösterir. Tsedaka, tövbe (teşuva) ve dua gibi, günahlar için af dilemenin üç yolundan biridir.

 

Şabat (Cumartesi)

Ş

abat Yahudiliğin en çok bilinen ve en az anlaşılmış kuralıdır. Çoğu kişi Şabat'ı kısıtlayıcı, yasaklarla dolu bir dua etmeye atfedilen gün olarak düşünür. Dindar Yahudiler için Şabat bütün hafta sabırsızlıkla beklenen, haftalık dertlerini bir kenara bırakıp kendilerini daha yüce konulara adayabilecekleri neşeli bir gündür.

Şabat Yahudilikteki en önemli dini görenektir. On emirde adı geçen tek dini uygulamadır. En önemli özel gündür, hatta Yom Kipur'dan bile daha önemlidir. Şabat öncelikle dinlenmeye ve ruhani zenginliğe ayrılmış olan bir gündür. Şabat sözcüğü "sona ermek, bitirmek ve dinlenmek" eş anlamına sahip bir kökten gelir.

Modern toplumlarda ‘beş günden oluşan çalışma haftası' bugün bize son derece doğal geldiğinden, eski zamandaki "dinlenme günü" fikrinin o dönemler için ne kadar radikal bir kavram olduğunu unutuyoruz. Haftalık dinlenme günü kavramı, tarihte başka hiç bir uygarlıkta görülmemiştir. Eski zamanda dinlenme sadece zengin ve hükümran sınıfının yapabildiği bir şeydi. Hizmet edenlerin veya isçi sınıfının dinlenme hakkı yoktu. Ayrıca her hafta tekrar eden bir dinlenme günü düşünülemezdi bile. Yunanlılar haftada bir günü dinlenmeye ayırdıkları için Yahudileri tembel olarak görürlerdi.