40 Questions, 40 Answers

English » 40 Soru, 40 Cevap » 40 Questions, 40 Answers


 

7

“Holokost” sözcüğünün anlamı nedir?

 

Holokost 1933-1945 yılları arasında Nazi rejiminin ve yandaşlarının yaklaşık altı milyon Yahudi'yi işkence edip öldürmesidir. 1933 Ocağında Almanya'da yönetime geçen Naziler Almanları "üstün ırk", Yahudileri ise Alman ırkını tehdit eden aşağı derecede bir yabancı güç olarak görüyorlardı. Yahudilerin yani sıra Çingeneler, zihinsel ve bedensel engelliler ve Polonyalılar da ırksal, etnik veya milliyetçi nedenlerle yok edilmek için hedeflendiler.

 

8

“Son Çözüm” nedir?

"Son Çözüm" Almanya'nın bütün Avrupa'daki Yahudileri yok etme planıdır. Bu terim 20 Ocak 1942'de Berlin'deki Wannsee Konferansı'nda ortaya atılıp Alman subayları tarafından nasıl gerçekleştirileceği tartışılmıştır. Naziler "Son Çözüm" adı altında Avrupa'daki en son Yahudi'ye kadar her birini silah ateşi, gaz odaları ve diğer yöntemlerle nasıl yok edebileceklerini artık açık bir şekilde tartışabiliyorlardı. Holokost sırasında 1,5 milyonu çocuk olan altı milyon Yahudi öldürüldü. Bu sayı II. Dünya Savaşından önce Avrupa'da yasayan Yahudilerin üçte ikisiydi.

9

Holokost sırasında kaç Yahudi öldürüldü?

Avrupa'da yaşayan 9 milyon Yahudi'den 5-6 milyonu Holokost sırasında öldürüldü. Dört yıllık bu süreç içinde yeralan değişik olaylardan dolayı kesin bir sayı vermek imkânsız. Ölenlerin yarısı toplama veya Auschwitz gibi ölüm kamplarında öldü. Diğer yarısı da Nazi askerlerin başta Almanya, Polonya ve Sovyetler olmak üzere değişik yerleşim bölgelerinde toplu öldürmeleriyle gerçekleşti.

10

Onca Yahudi’nin Naziler tarafından öldürüldüğünün kanıtı nedir?

Nazilerin 5-6 milyon Yahudi'yi öldürdüğünün bazı delilleri:

1.Yahudiler için inşa edilen ve kullanılan daha büyük ölüm kamplarına yollanan insan sayısı ile ilgili tutanaklar.

2.Avrupa Yahudilerinin II. Dünya Savaşı öncesi ve sonrası demografik yapısı hakkındaki araştırmalar.

3.Ölüm kamplarındaki Nazi komutanlardan ve ölüm mangalarından gelen çalışma raporları.

4.Savaş sonrasında Nazi subaylarının ve liderlerinin tanıklık ifadeleri.

5.Son zamanlarda yapılan araştırmalar sonucu Ukrayna'da yakın zamanda kazılan Yahudi toplu mezarları.

 

Nazi liderlerinin Yahudilerin yok edilmesiyle ilgili söyledikleri bazı sözleri:

 

  • 1. Hitler'in propaganda şefi Joseph Goebbels'in günlüğünden (Lochner, The Goebbels Diaries, 1948, pp. 86, 147-148):

 

14 Şubat 1942: Führer (Hitler) Avrupa'daki Yahudileri insafsızca temizleme azmini tekrar zikretti. Bu konuda hiçbir korkakça duygusallık olmamalı. Yahudiler sonunda başlarına gelen felaketi hak ettiler. Onların mahvedilmesi düşmanlarımızın mahvıyl abirlikte gidecektir. Bu süreci serinkanlı bir acımasızlıkla hızlandırmalıyız.

27 Mart, 1942: Bu yöntem oldukça insanlık dışı ve burada daha kesin açıklanmamalı. Yahudilerden geriye fazla bir şey kalmayacak. Toplam % 60'ı yok edilip % 40'ı da zorunlu isçi olarak kullanılacak.

  • 2. SS şefi Heinrich Himmler'in 4 Ekim 1943'te teybe alınmış konuşmasından (Öndegelen Savaş Suçlularının Mahkemesi, 1943, Vol. XXIX, p. 145):

 

Simdi Yahudilerin tahliyesinden, Yahudi halkının yok edilmesinden söz ediyorum. Bu kolayca söylenen şeylerden biri: "Yahudi halkı yok ediliyor," diyor parti üyeleri, "doğrudur, bu planlarımızın bir parçası, Yahudilerin elenmesi, yok edilmesi, bunu yapıyoruz."


 

11

Naziler bütün diğer “düşmanlar” arasında neden sadece Yahudileri ortadan kaldırmaya karar verdiler?

 

Hitler dünyaya egemen olmak için bir dünya savaşı başlattı. Bu savaşın insan bedeli altı milyonu Yahudi olmak üzere toplam 47 milyon siville birlikte yaklaşık 72 milyon ölüydü. Yahudiler Holokost'un hedefiydi çünkü Hitler Yahudilerden nefret ediyor ve onları dünyadaki tüm problemlerden sorumlu tutuyordu. Hitler Viyana'da, Yahudilerin politik ve kültürel yaşamda önde gelen kişiler olduğu şehirde büyüdü. Özellikle I. Dünya Savaşında Almanya'nın yenilgisinden Yahudileri sorumlu tuttu. Alman halkına, Yahudiler ve yandaşları onları "arkadan bıçaklamasalardı" birinci savaşı kazanabileceklerini söyledi.

 

Hitlerin Yahudilere olan nefreti o kadar derindi ki, pek çok biyografi yazarı bunu bir "takıntı" olarak tanımlıyordu. Hitlerin yakin dostu Albert Speer 1977'de şöyle yazdı:

 

      Yahudlerden nefreti Hitler'in odaklandığı nokta, belki de ona güç veren tek şeydi. Neticede Alman halkı, Alman üstünlüğü, Alman hükümeti hepsi anlamsızdı onun için. Böylece vasiyetindeki  son söz de o korkunç yenilgiden sonra biz Almanları acımasız bir Yahudi düşmanlığıyla bağlıyordu.  

 

      Ben 30 Ocak 1939'da Hitlerin "Savaş çıkarsa Almanların değil, Yahudilerin yok edileceğini garanti ediyorum" dediği Reichstag toplantısındaydım. Bu cümleyi o kadar emin söyledi ki, bunu sonuna kadar yerine getireceğinden hiç bir şüphem olamazdı.


 

12

Alman halkı Yahudilere yapılan zulümlerin bilincinde miydi?

 

1930'larda Nazilerin Yahudilere ve diğer karşıt gruplara yaptıkları zulüm Almanya'da herkes tarafından biliniyordu. Dünyada pek çok sinemada yer alan haber filmlerinde, Kristallnacht (Kırık Camlar Gecesi) sırasında Yahudilere, mülklerine ve ibadet yerlerine yapılan saldırılar gösterilmekteydi. Buna rağmen Naziler Yahudilerin toplu katlini ve soykırımı gizli tutmaya çalıştılar. Alman halkı Yahudilerin doğuya sürüldüğünü biliyordu, ancak öldürüldüklerinden habersizdi.


 

13

. İşgal altındaki Avrupa ülkeleri toplumları, Almanların Yahudilere yaptıklarının bilincinde miydi?

 

Yahudilerin katliamına karşı yerel halkın tutumu, Nazilerle işbirliği yapmakla görmemezlikten gelmek ve Yahudilere yardım etmek arasında değişiyordu. Bu konuda genelleme yapmak çok güç. Durum ülkeden ülkeye de farklıydı. Polonya, Rusya, Romanya ve Baltık devletleri (Estonya, Latvia, Litvanya)'nde "Son Çözüm" daha açık olarak biliniyordu çünkü bu yörelerde yerel halk da bunun için kullanılıyordu. Batı Avrupa'da halk "Son Çözüm"ün ayrıntılarını bilmiyordu. Bu süreç sırasında Avrupa'nın her ülkesinde yürekli insanlar Yahudileri kurtarmak için kendi hayatlarını tehlikeye attılar. Bazı ülkelerde Yahudilere yardım eden özel gruplar oluştu. Örneğin: Hollanda'da Joop Westerweel, Polonya'da Zagota, İtalya'da Assisi yeraltı teşkilatı, Fransa'nın Le Chambon-sur-Lignon köyü gibi.


 

14

“Ulusların İçinden Dürüstler” – “Righteous Among the Nations” kimlerdir?

 

Bu terim Yahudi olmadıkları halde Holokost sırasında hayatlarını tehlikeye atıp Yahudilere yardım eden kişiler için kullanılır. Nazilerin işgali altında veya onlarla işbirliği yapan her ülkede yaşayan bu dürüst insanlar çoğu zaman birçok Yahudi'nin hayatını kurtardı. İsrail'in Holokost'u anmadan sorumlu kurumu olan ‘Yad Vaşem', bu kişileri özel ödüllerle onurlandırır. Bu güne kadar yapılmış olan dikkatli araştırmalardan sonra yaklaşık 10.000 kişi bu ödüle hak kazanmıştır. Bunların arasından İslam dinine mensup yetmiş kişi de "Ulusların İçinden Dürüstler" nişanıyla onurlandırılmışlardır.



 

15

Yahudilerin soykırımını önlemek mümkün müydü?

 

Müttefik devletlerin Yahudi katliamına olan reaksiyonu maalesef yetersizdi. ‘Vicdanın Sesi' olması gereken Papa'dan da ses çıkmadı. Müttefikler 17 Aralık 1942'de Nazilerin Yahudilere yaptıklarını şiddetle kınamakla kaldılar, 1944'e kadar da başka bir deklarasyonda bulunmadılar. Üstelik Yahudileri sistemli bir şekilde öldüren Nazilere yardım etmekten vazgeçmelerini, Avrupa halkına kimse söylemedi. Bazı kişilere göre Müttefikler Auschwitz'i bombalasaydı belki de ölüm makinesi yavaşlayacaktı. Buna olasılığa rağmen sistematik soykırımı durdurmak veya yavaşlatmak aslında her şekilde imkânsızlaşmıştı.



16

Tarihte birçok insan felaketlere kurban gittiği halde neden Yahudiler Holokost’u eşi benzeri olmayan bir olay olarak tanımlarlar?

İnsanların çektiği değişik acıları sınıflandırmak ve diğerlerinin acılarını küçümsemek vicdanen yanlıştır. Her felaket ve soykırım diğer felaket ve soykırımlara hem benzer, hem de değişiktir. Ancak Holokost; uygar bir milletin bir etnik veya dinsel azınlığı erkek, kadın, çocuk demeden son bireyine kadar (Avrupa'nın büyük şehirlerinden en uzak Yunan adalarına kadar) izini sürüp sistematik bir şekilde topluca yok edilmesinin politik hedef olarak göstermesi yönünden tarihte halen, benzeri görülmemiş bir soykırım olarak yer etmiştir. Naziler sırf bu hedeflerine ulaşabilmek için mükemmel bir bürokratik sistem kurdular.